Çevrim İçi Kur'an Rehberi

سُوْرَةُ الصَّافَّاتِ

As-Saaffaat

Sure 37ayet 182 İniş yeri MekkîCüz 23–23

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفࣰّ ا

Ayet 1

MealSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجۡرࣰ ا

Ayet 2

MealSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكۡرًا

Ayet 3

MealSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

إِنَّ إِلَٰهَكُمۡ لَوَٰحِدࣱ‏

Ayet 4

MealSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ

Ayet 5

MealSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ

Ayet 6

MealŞüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik

وَحِفۡظࣰ ا مِّن كُلِّ شَيۡطَٰنࣲ مَّارِدࣲ‏

Ayet 7

MealOnu, inatçı her türlü şeytandan koruduk

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبࣲ‏

Ayet 8

MealOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır

دُحُورࣰ اۖ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ وَاصِبٌ

Ayet 9

MealOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابࣱ ثَاقِبࣱ‏

Ayet 10

MealHele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَآۚ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّن طِينࣲ لَّازِبِۭ

Ayet 11

MealAllah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır

بَلۡ عَجِبۡتَ وَيَسۡخَرُونَ

Ayet 12

MealEvet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar

وَإِذَا ذُكِّرُواْ لَا يَذۡكُرُونَ

Ayet 13

MealOnlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler

وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةࣰ يَسۡتَسۡخِرُونَ

Ayet 14

MealBir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar

وَقَالُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرࣱ مُّبِينٌ

Ayet 15

MealBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

Ayet 16

MealBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

Ayet 17

MealBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ

Ayet 18

MealDe ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ

Ayet 19

MealTek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar

وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

Ayet 20

MealŞöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür

هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Ayet 21

MealOnlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir

۞ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ

Ayet 22

Mealİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 23

Mealİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun

وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ

Ayet 24

MealOnları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır

مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ

Ayet 25

MealŞöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz

بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ

Ayet 26

MealHayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır

وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Ayet 27

MealBirbirlerine dönüp soruşurlar

قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ

Ayet 28

Mealİleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler

قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ

Ayet 29

MealOnlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمࣰ ا طَٰغِينَ

Ayet 30

MealBizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz

فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

Ayet 31

MealBu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız

فَأَغۡوَيۡنَٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

Ayet 32

MealSizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık

فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

Ayet 33

MealO gün hepsi azabda birleşirler

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ

Ayet 34

MealDoğrusu suçlulara böyle yaparız

إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ

Ayet 35

MealOnlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرࣲ مَّجۡنُونِۭ

Ayet 36

MealDeli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi

بَلۡ جَآءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 37

MealHayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı

إِنَّكُمۡ لَذَآئِقُواْ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِيمِ

Ayet 38

MealŞüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız

وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Ayet 39

MealYaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ayet 40

MealAncak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır

أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ رِزۡقࣱ مَّعۡلُومࣱ‏

Ayet 41

Mealİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ

Ayet 42

Mealİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

فِي جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Ayet 43

Mealİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَٰبِلِينَ

Ayet 44

Mealİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

يُطَافُ عَلَيۡهِم بِكَأۡسࣲ مِّن مَّعِينِۭ

Ayet 45

MealBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

بَيۡضَآءَ لَذَّةࣲ لِّلشَّٰرِبِينَ

Ayet 46

MealBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

لَا فِيهَا غَوۡلࣱ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا يُنزَفُونَ

Ayet 47

MealBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

وَعِندَهُمۡ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ عِينࣱ‏

Ayet 48

MealYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır

كَأَنَّهُنَّ بَيۡضࣱ مَّكۡنُونࣱ‏

Ayet 49

MealYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Ayet 50

MealBirbirlerine dönüp sorarlar

قَالَ قَآئِلࣱ مِّنۡهُمۡ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينࣱ‏

Ayet 51

Mealİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِينَ

Ayet 52

Mealİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

Ayet 53

Mealİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

Ayet 54

MealYanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 55

MealBir bakar onu cehennemin ortasında görür

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِينِ

Ayet 56

MealOna der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin

وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ

Ayet 57

MealEğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum

أَفَمَا نَحۡنُ بِمَيِّتِينَ

Ayet 58

MealBirinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha

إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ

Ayet 59

MealBirinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Ayet 60

Mealİşte büyük kurtuluş şüphesiz budur

لِمِثۡلِ هَٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَٰمِلُونَ

Ayet 61

MealÇalışanlar bunun için çalışsın

أَذَٰلِكَ خَيۡرࣱ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

Ayet 62

MealKonukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı

إِنَّا جَعَلۡنَٰهَا فِتۡنَةࣰ لِّلظَّٰلِمِينَ

Ayet 63

MealBiz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık

إِنَّهَا شَجَرَةࣱ تَخۡرُجُ فِيٓ أَصۡلِ ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 64

MealO, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır

طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

Ayet 65

MealTomurcukları şeytan başı gibidir

فَإِنَّهُمۡ لَأٓكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Ayet 66

Mealİşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar

ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَيۡهَا لَشَوۡبࣰ ا مِّنۡ حَمِيمࣲ‏

Ayet 67

MealSonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir

ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 68

MealDoğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir

إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡاْ ءَابَآءَهُمۡ ضَآلِّينَ

Ayet 69

MealOnlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı

فَهُمۡ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمۡ يُهۡرَعُونَ

Ayet 70

MealÖyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı

وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ayet 71

MealOnlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

Ayet 72

MealAnd olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik

فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Ayet 73

MealUyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ayet 74

MealAllah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır

وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحࣱ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِيبُونَ

Ayet 75

MealAnd olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik

وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Ayet 76

MealOnu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık

وَجَعَلۡنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِينَ

Ayet 77

MealAncak onun soyunu sürekli kıldık

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ayet 78

MealSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحࣲ فِي ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ayet 79

MealSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ayet 80

Mealİşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ayet 81

MealDoğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Ayet 82

MealSonra, diğerlerini suda boğduk

۞وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبۡرَٰهِيمَ

Ayet 83

Mealİbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı

إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبࣲ سَلِيمٍ

Ayet 84

MealNitekim Rabbine temiz bir kalple geldi

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ

Ayet 85

Mealİbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz

أَئِفۡكًا ءَالِهَةࣰ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

Ayet 86

MealAllah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ayet 87

MealAlemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir

فَنَظَرَ نَظۡرَةࣰ فِي ٱلنُّجُومِ

Ayet 88

Mealİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi

فَقَالَ إِنِّي سَقِيمࣱ‏

Ayet 89

Mealİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi

فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ

Ayet 90

MealOnu bırakıp gittiler

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

Ayet 91

MealO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi

مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ

Ayet 92

MealO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi

فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ

Ayet 93

MealSonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu

فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ

Ayet 94

MealBunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler

قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ

Ayet 95

Mealİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ

Ayet 96

Mealİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır

قَالُواْ ٱبۡنُواْ لَهُۥ بُنۡيَٰنࣰ ا فَأَلۡقُوهُ فِي ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 97

MealPutperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler

فَأَرَادُواْ بِهِۦ كَيۡدࣰ ا فَجَعَلۡنَٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِينَ

Ayet 98

MealOna düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik

وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهۡدِينِ

Ayet 99

Mealİbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi

رَبِّ هَبۡ لِي مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Ayet 100

MealRabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı

فَبَشَّرۡنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمࣲ‏

Ayet 101

MealBiz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Ayet 102

MealÇocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi

فَلَمَّآ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِينِ

Ayet 103

MealBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

وَنَٰدَيۡنَٰهُ أَن يَٰٓإِبۡرَٰهِيمُ

Ayet 104

MealBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡيَآۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ayet 105

MealBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَٰٓؤُاْ ٱلۡمُبِينُ

Ayet 106

MealDoğrusu bu apaçık bir deneme idi

وَفَدَيۡنَٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِيمࣲ‏

Ayet 107

MealOna fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ayet 108

MealSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ

Ayet 109

MealSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ayet 110

Mealİşte iyileri böylece mükafatlandırırız

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ayet 111

MealDoğrusu o, inanmış kullarımızdandı

وَبَشَّرۡنَٰهُ بِإِسۡحَٰقَ نَبِيࣰّ ا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Ayet 112

MealOna, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik

وَبَٰرَكۡنَا عَلَيۡهِ وَعَلَىٰٓ إِسۡحَٰقَۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحۡسِنࣱ وَظَالِمࣱ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِينࣱ‏

Ayet 113

MealKendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Ayet 114

MealAnd olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk

وَنَجَّيۡنَٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Ayet 115

Mealİkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık

وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ

Ayet 116

MealOnlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi

وَءَاتَيۡنَٰهُمَا ٱلۡكِتَٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ

Ayet 117

MealHer ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik

وَهَدَيۡنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

Ayet 118

MealHer ikisini de doğru yola eriştirmiştik

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ayet 119

MealSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Ayet 120

MealSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ayet 121

MealDoğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ayet 122

Mealİkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı

وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 123

MealDoğrusu İlyas da peygamberlerdendir

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

Ayet 124

MealMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

أَتَدۡعُونَ بَعۡلࣰ ا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ

Ayet 125

MealMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ayet 126

MealMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Ayet 127

MealBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ayet 128

MealBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ayet 129

MealSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلۡ يَاسِينَ

Ayet 130

MealSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ayet 131

MealDoğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ayet 132

MealO, inanmış kullarımızdandı

وَإِنَّ لُوطࣰ ا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 133

MealŞüphesiz Lut da peygamberlerdendir

إِذۡ نَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ

Ayet 134

MealGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık

إِلَّا عَجُوزࣰ ا فِي ٱلۡغَٰبِرِينَ

Ayet 135

MealGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Ayet 136

MealSonra diğerlerini yok etmiştik

وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ

Ayet 137

MealSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz

وَبِٱلَّيۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ

Ayet 138

MealSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 139

MealDoğrusu Yunus da peygamberlerdendir

إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Ayet 140

MealDolu bir gemiye kaçmıştı

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ

Ayet 141

MealGemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı

فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِيمࣱ‏

Ayet 142

MealKendini kınarken onu bir balık yutmuştu

فَلَوۡلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِينَ

Ayet 143

MealEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı

لَلَبِثَ فِي بَطۡنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ

Ayet 144

MealEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı

۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمࣱ‏

Ayet 145

MealHalsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık

وَأَنۢبَتۡنَا عَلَيۡهِ شَجَرَةࣰ مِّن يَقۡطِينࣲ‏

Ayet 146

MealOnun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik

وَأَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ مِاْئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ يَزِيدُونَ

Ayet 147

MealOnu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik

فَـَٔامَنُواْ فَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينࣲ‏

Ayet 148

MealSonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ

Ayet 149

MealPutperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı

أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثࣰ ا وَهُمۡ شَٰهِدُونَ

Ayet 150

MealYoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler

أَلَآ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَيَقُولُونَ

Ayet 151

MealDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ

Ayet 152

MealDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar

أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِينَ

Ayet 153

MealAllah kızları, oğullara tercih mi etmiş

مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ

Ayet 154

MealNe oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Ayet 155

MealHiç düşünmez misiniz

أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَٰنࣱ مُّبِينࣱ‏

Ayet 156

MealYoksa apaçık bir deliliniz mi var

فَأۡتُواْ بِكِتَٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Ayet 157

MealDoğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım

وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبࣰ اۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Ayet 158

MealAllah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler

سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Ayet 159

MealAllah onların vasıflandırmalarından münezzehtir

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ayet 160

MealAllah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır

فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ

Ayet 161

MealSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ بِفَٰتِنِينَ

Ayet 162

MealSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِيمِ

Ayet 163

MealSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامࣱ مَّعۡلُومࣱ‏

Ayet 164

MealMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّآفُّونَ

Ayet 165

MealMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ

Ayet 166

MealMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

وَإِن كَانُواْ لَيَقُولُونَ

Ayet 167

MealPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرࣰ ا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ayet 168

MealPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ayet 169

MealPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

فَكَفَرُواْ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Ayet 170

MealBöyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir

وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 171

MealAnd olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir

إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ

Ayet 172

MealOnlar şüphesiz yardım göreceklerdir

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَٰلِبُونَ

Ayet 173

MealBizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينࣲ‏

Ayet 174

MealBir süreye kadar onlara aldırış etme

وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Ayet 175

MealOnlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir

أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ

Ayet 176

MealAzabımıza uğramakta acele mi ediyorlar

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Ayet 177

MealO azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur

وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينࣲ‏

Ayet 178

MealBir süreye kadar onlardan yüz çevir

وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Ayet 179

Mealİnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir

سُبۡحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Ayet 180

MealSenin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ayet 181

MealVe selam, peygamberleredir

وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ayet 182

MealHamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır

Ayarlar